Biz okuldayken okulun ilk mezunlarından biri "Gerçek UWC deneyimi mezun olduktan sonra başlar." demişti. O anda buna hiç inanmamıştım. O kadar yol tepip niye geliyordum o zaman bu okula bu okuldan sonra başlayacak bir deneyim için.
Okuldan mezun olduktan hemen sonra, o yaz, Danimarka'daki short course için görevli(facilitator) olarak gittim. UWC deneyiminin farklı bir yüzünü gördüm. Öğrenci olarak bizim bazı şeyleri deneyimlememiz için hocalarımın ve yönetici personelin ne kadr upraştığını ve düşündüğünü fark etmemi sağladı.
Ardından dönüp YGS-LYS sınavlarına çalışmaya başladım.
Her hikayemi duyan "Ne öğrendin? Ne kattı bu okul sana?" gibi sorular soruyordu. İlk başta cevap veremiyordum. Çünkü o kadar çok değişmiştim ve bu değişim o kadar normaldi ki benim için anlatamıyordum. Bazı hikayelerle anlatmaya çalışıyordum ama olmuyordu. Ancak beni tanıdıkça anlıyorlardı okulun bana kattıklarını. Ben de değişimi tabandan tavana, küçük adımlarla yaratmaya karar verdim. Etrafımdaki herkesle benimle iletişim kurmak istedikleri sürece iletişim kurdum, arkadaş oldum. Aynı ülkenin içinde çok farklı sosyal ve hatta politik görüşlerden insanlarla arkadaş oldum bu geçtiğimiz yaklaşık iki yıl (vay be iki yıl olmuş) içinde. İnsanlara farklılıklarımızın anlaşmamıza engel olmadığını göstererek anlatmaya karar verdim.
Hikayeler dinlemek, yaşamak kadar etkili değil; çünkü o hikayeleri anlatırken ben kendim de tatmin olmuyorum.
Başka ne kattı okullar bana. Bir yaşam sitili öğretti. Etrafımı görmeyi, çözümler üretmeyi, kolları sıvayıp işe koyulmayı, toplantılar düzenlemeyi, planlar yapmayı, sürekli bir şeyler yapmayı ama yine de kendine zaman ayırabilmeyi, verimli çalışabilmeyi, kendime güvenmeyi ve hatta haksızlıklara ve sorunlara baş kaldırmayı öğretti. Ben bunları öğrendiğimi yeni yeni fark ediyorum. Bunlara ihtiyaç duydukça ya da etrafımdakiler yeni öğrenirken fark ediyorum.
UWC deneyimi gerçekten mezun olduktan sonra başlıyor. Okullardayken o yoğun deneyimin içinde fark etmiyoruz bazen bize neler kattığını. Mezun olduktan sonra ise öğrendiklerimizi uygulamaya, kullanmaya başlıyoruz. İşte o zaman anlıyoruz aslında bu deneyimin değerini. Beni bugün olduğum insan yapan büyük etkenlerden biri MUWCI demek abartmak olmaz.
Okullarda yalnıza iki yıl geçiriyoruz. Oysa UWC mezunu olarak ise ömrümüzün kalanını. Öğrendiklerimizi hayatımızın bir parçası haline getirmezsek o iki yılı boşuna geçirmiş olmaz mıyız?
Şimdi işte bunun üstünde çalışıyorum.
Neredeyse okulda olduğum kadar okulun dışında da oldum ve şimdilik baştaki sözün gerçek olduğunu söyleyebilirim.
UWC deneyimi, UWC'den sonra başlıyor.
UWC'yi deneyimlememek demek değil ki UWC değerleri ve misyonu için yaşanamaz. Gayet de yaşanır. UWC sadece okullarda yaşanan bir deneyim değil. UWC bir fikir, onu benimsediğiniz sürece yaşanabilir.
Farklılıklarımızın çatışma değil kutlama sebebi olacağı bir gelecek umuduyla. Kendinize iyi bakın.
Okuldan mezun olduktan hemen sonra, o yaz, Danimarka'daki short course için görevli(facilitator) olarak gittim. UWC deneyiminin farklı bir yüzünü gördüm. Öğrenci olarak bizim bazı şeyleri deneyimlememiz için hocalarımın ve yönetici personelin ne kadr upraştığını ve düşündüğünü fark etmemi sağladı.
Ardından dönüp YGS-LYS sınavlarına çalışmaya başladım.
Her hikayemi duyan "Ne öğrendin? Ne kattı bu okul sana?" gibi sorular soruyordu. İlk başta cevap veremiyordum. Çünkü o kadar çok değişmiştim ve bu değişim o kadar normaldi ki benim için anlatamıyordum. Bazı hikayelerle anlatmaya çalışıyordum ama olmuyordu. Ancak beni tanıdıkça anlıyorlardı okulun bana kattıklarını. Ben de değişimi tabandan tavana, küçük adımlarla yaratmaya karar verdim. Etrafımdaki herkesle benimle iletişim kurmak istedikleri sürece iletişim kurdum, arkadaş oldum. Aynı ülkenin içinde çok farklı sosyal ve hatta politik görüşlerden insanlarla arkadaş oldum bu geçtiğimiz yaklaşık iki yıl (vay be iki yıl olmuş) içinde. İnsanlara farklılıklarımızın anlaşmamıza engel olmadığını göstererek anlatmaya karar verdim.
Hikayeler dinlemek, yaşamak kadar etkili değil; çünkü o hikayeleri anlatırken ben kendim de tatmin olmuyorum.
Başka ne kattı okullar bana. Bir yaşam sitili öğretti. Etrafımı görmeyi, çözümler üretmeyi, kolları sıvayıp işe koyulmayı, toplantılar düzenlemeyi, planlar yapmayı, sürekli bir şeyler yapmayı ama yine de kendine zaman ayırabilmeyi, verimli çalışabilmeyi, kendime güvenmeyi ve hatta haksızlıklara ve sorunlara baş kaldırmayı öğretti. Ben bunları öğrendiğimi yeni yeni fark ediyorum. Bunlara ihtiyaç duydukça ya da etrafımdakiler yeni öğrenirken fark ediyorum.
UWC deneyimi gerçekten mezun olduktan sonra başlıyor. Okullardayken o yoğun deneyimin içinde fark etmiyoruz bazen bize neler kattığını. Mezun olduktan sonra ise öğrendiklerimizi uygulamaya, kullanmaya başlıyoruz. İşte o zaman anlıyoruz aslında bu deneyimin değerini. Beni bugün olduğum insan yapan büyük etkenlerden biri MUWCI demek abartmak olmaz.
Okullarda yalnıza iki yıl geçiriyoruz. Oysa UWC mezunu olarak ise ömrümüzün kalanını. Öğrendiklerimizi hayatımızın bir parçası haline getirmezsek o iki yılı boşuna geçirmiş olmaz mıyız?
Şimdi işte bunun üstünde çalışıyorum.
Neredeyse okulda olduğum kadar okulun dışında da oldum ve şimdilik baştaki sözün gerçek olduğunu söyleyebilirim.
UWC deneyimi, UWC'den sonra başlıyor.
UWC'yi deneyimlememek demek değil ki UWC değerleri ve misyonu için yaşanamaz. Gayet de yaşanır. UWC sadece okullarda yaşanan bir deneyim değil. UWC bir fikir, onu benimsediğiniz sürece yaşanabilir.
Farklılıklarımızın çatışma değil kutlama sebebi olacağı bir gelecek umuduyla. Kendinize iyi bakın.