Geçenlerde Amerika ve Karayip gecesiydi aklıma geldi, MUWCI'de özel günler güzel eğlenceli minik bir miktarda da tezat oluşturacak biçimde.
En güzel örneklerden biri ilk dönemin son akşamı olan Noel yemeği olsa gerek. Noel yemeği, şu ana kadar MUWCI'de gördüğüm en havalı etkinlikti. Herkes giyinmiş süslenmiş, müdürün evinin arkasındaki alana doğru yola koyulmuştu. Kızların hepsinin ayağında topuklular üstlerinde en havalı elbiseleri, erkelerin hepsi takımları çekmiş yürüyorlar. Müdürün arka bahçesinde yemekler yerini almış, elinde atıştırmalıklarla gezen garsonlara kadar her şey düşünülmüş. İlk başta herkes ayakta eğleniyor derken bir zaman sonra yemekler görücüye çıktı. Müdürün arka bahçesiyle ilgili tek problem ortaya çıktı o anda; sadece 5-6 tane masa vardı oysa yemek yiyen 250'den fazla kişi. O havalı elbiseleri, fiyakalı takım elbiseleri ile insanlar çimlere oturdu ve yemeğe başladı. Hiç bir şey olmadı sanki. Çatal da kalmamamış olduğunu fark ettik, olsun elle de yenir, zaten Hindistan'dayız gelenekler bunu söyler dedik. Hiç kimsecikler istifini bozmadı, sanki İngiltere prensiymiş de, her zaman olduğu gibi onlarca boyutta çatal bıçaktan oluşan masada yemeğini yiyormuşçasına yemeklerimizi yedik.
Diğer UWC'leri bilemem ama burada prensesler gibi davranmanın imkanı yok. OMO'nun reklamlarında yıllarca kullandığı sloganı bulanın MUWCI mezunu olduğunu idda edesim var. Burada ben yere oturamam çime oturulur mu demek diye bir şey yok. Yeri geliyor aynı çimin üstünde birbirimizi çamura biliyoruz yeri geliyor prensesler gibi giyinmiş olsak da oturup yemeğimizi yiyoruz.
Yine çok tekrarladım kendimi. Neyse olsun o kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder